Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Kimler Sitede

Anasayfa
Mizah Öyküleri Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Perşembe, 05 Temmuz 2007

 

 Aydede'nin Şavkı... Ve diğer mizah öyküleri  burada...

 

 

 

                                                Aydede’nin Şavkı 

                                                            Yazan: Serdar Saydam 

Ay’a  ilk insan ayağının bastığı gün dünyada yirminci yüzyılın en büyük aşaması ve yeni bir çağın başlangıcı olarak nitelendirilirken eskilerden Huriye Hanım ile  Emine Hanım komşuları Ayşe Hanıma misafirliğe giderler.Başlıca günlük dedikodu özetlerinden sonra söz dönüp dolaşıp günün konusu Ay’a gelir.

Emine Hanım:

-Böğün Amerikalılar çıkmışlar Ay’a.

Ayşe Hanım:

-Ya gızım çıktılar. Ben dedim düşecekler aşağa da ölsünler.Öleydiler! Hep bitti bu kaldı.Ne anlayacaklar allah için?

Emine Hanım merhametli bir tavırla;

-Yok anam! Yazzık değil ölürlersa.Onlarında evlatcıkları, garıları vaar. Ben duğa eddim sağ salim dönsünler dünyaya.

Huriye Hanım:

-Demek çıktılar Aydede’ye ha!

Emine Hanım:

-Çıktılar ya.

Ayşe Hanım;

-Ne fen ne akıl gızım insanlarda.

Huriye Hanım:

-Ee, şimdi mi uğraşırlar çıksınlar Ayşanım. Daha evvel neçe  maymunlar, köpekler yolladılar oralara.

Ayşe Hanım:

-Çok para harcamışlar şimdiye kadar.

Emine Hanım:

-Bir defada attıkları roket için verdikleri para bize yaptıkları yardımın beş seneliğiymiş.

Huriye Hanım:

-Nasıl çıkmışlar acaba Ayşanım?

Ayşe  Hanım:

- Bir tanesi roketin içinde galmış, diğer ikisi da başka bir roketinan Ay’a enmişler.Yalnız kalan durmadan Ay’ın etrafında fırıldak gibi dönermiş.Sonra gelip diğerlerini alacakmış.

Huriye Hanım:

-Yani şey  gibi be Eminanım. Nasıl derler adına...Helikopterdir nedir öyle bir şeydir galiba da döner.

Emine Hanım:

-Yok be Huriyanım! Hiç helikopter gidebilir? Bunlar rokettir hususi!

Ayşe Hanım:

-Televizyonda ne yaparlar ne ederler aşağıdan hep görürlermiş gızım.

Huriye Hanım:

-Akşam gösterdi televizyonda?

-Yok gızım, bizde değil Amerika’da..

Emine Hanım bu arada ortaya yeni bir haber atar.

-Duymadınız?Artis Sofiya Loren oğluynan beraber Ay’a gitmek istiyormuş.

Ayşe Hanım:

-Ammaann! Bir çocuk eddi o da şaşırttı na’psın.

Huriye Hanım merak içinde,

-Anlat, biraz daha anlat Ayşanım. Bu herifler aç guduz mu dolaşırlar yukarda?

Ayşe  Hanım:

-Benim ufak oğlan gazeta getirdi böğün.Hep gösterir ne yerler ne içerler. Hem Ay’ın resimleri da var. Oturun da getireyim size göresiniz.

Ayşe Hanım gazeteleri getirip misafirlere verir.

Emine Hanım:

-Bak bak Huriyanım Ay’ın haritasına...

Huriye Hanım gördüğü harita karşısında  hayretle,

-Uuu destur bismillah. Hani Aydedenin gözleri gaşları?

Huriye Hanım kraterleri göstererek;

-Aha bunlar Aydede’nin gözleri bu da gaşları.

Emine Hanım ile Ayşe Hanım bu sözlere bıyık altı gülerlerse de Huriye Hanım hiç oralı olmayıp gazetedeki resimleri gözünün içine sokarak incelemeye devam eder.

Huriye  Hanım:

-Ya toprak yumaşaksa da bastıklarında giderler içine!

Ayşe Hanım:

- Yok be Huriyanım. Asıldan bildiğin toprakmış.Yumuşak mumuşak değil.

Huriye Hanım:

-Çıkan  şayyalara göre  Aydede’den örümcekinan hamam böcüsü getireceklermiş.

Emine Hanım:

-Ne böcüsü be Huriyanım? Böcü  Ay’a endikleri rokete derler. Hem orada bir tek canlı mahlukat bile yok

Huriye Hanım:

-Uuuu!

Ayşe Hanım:

-Hamam böcüsü değil toprak getirecekler hem da daş toplayacaklar.

Huriye Hanım:

-Eee, nere goyacaklar bunları ya anam? Sepet götürdüler  belkim!

Ayşe Hanım:

-Ne bu, çarşıya gidiyorlar?

Emine Hanım:

-Radiyonun demesine göre ceblerine goyacaklar.

Huriye Hanım.

-Gidsinler bakalım belki anlaşılr nedir o şavk.

Ayşe Hanım:

-Neyin şavkı?

Huriye Hanım:

-Aydede’nin yahu! Nedir acaba o parlaklık, o şavk?

Emine Hanım:

-Bu yaz diggat edersanız mehtap da yok.

Huriye Hanım:

-Eyya n’olacak! Onu attılar, bunu attılar bir Aydedemiz vardı onunda şavkını söndürdüler, demesi üzerine hep birlikte gülmeye başlarlar.. 

1970

 

 

Bekirpaşa ile Haydarpaşa Arasında Yapılan Futbol  Maçı 

Yazan: Serdar Saydam  

Bekirpaşa sabah ezanından tayyare ile sahaya gelmiş, naklen maçı ise Goşşinin Sesi radyosu hava bozukluğu yüzünden verememiştiMaç günü stadym tarihi günleinden birini yaşıyordu.Zabdiyler, mülazimler sıkı emniyet tedbirleri almışlardı. 

Geçtiğimiz hafta ligin lider  takımı Bekirpaşa’nın  rakibi Haydarpaşa ile yaptığı  karşılaşma görülmeye değerdi.Haydarpaşa’nın seyirci ve yer avantajı olduğu halde Bekirpaşa’nın önünde  takla atmış gölü önliyememişt.

Şimdi galip takımın kadrosuna bir göz atalım. Bekirpaşa’nı değişmez milli kalecisi Emriali  Üciks çıkardığı şahane oyunla takımına faydalı olmuştu.Öyle ki hep avuta çıkacak topları bloke ediyordu. Sağ bekte Kaptan Evrensel  (Müdür) yine aşılmaz kaleydi.  Sol bekte ise Fikri bilindiği gibi Edinburg’tan yeni transfer edilmiş, duman gibi bir oyuncu. Küçük Mustafa (coğrafya)  solhaf hattında  sahayı boydan boya akaşlama yapıyordu.Senterhaf Büyük Mustafa (Öztürk) elektrik direği gibi havadan gelen toplara hakim oluyor, ileriye  top çıkarıyordu. Ortanca Mustafa (Taburoğlu) ise  “top geçer adam geçmez” prensibini sağhaf olarak en iyi şekilde  uyguluyordu. Aziz solaçıkta topları daha  “ekonomik”  harcasa belki gol atabilirdi. Soliçteki Musa ise  “me fa i lün, fe i la tün, me fa i lün, fe i lün”  taktiğini çok güzel tatbik ediyor, yerinde paslarla  senterfor Kamil’i besliyordu.Kamil yine  şahaneydi, kaleye bir metre  mesafeden çektiği şutlar hep dışarı gidiyordu! Hasan sağiç mevkiinin en iyi adamlarındandı. Yalnız şut çekeceği sırada top yerine rakip oyunculara vuruyordu. Sağaçık Ayhan... Ahh ahhh  Ayhan, “Picasso”nun resimleri gibi ele avuca sığmaz, fişenk gibiydi o gün. İkinci yarıda Aziz’in yerine giren Bahattin ise “tilki” gibi rakip defansı allakbullak ediyordu. 

Maçın Ceryanı 

Maç tam saat ikiye bir saniye kala başlamıştı.İlk anlarda Bekirpaşa üstünlük kuramadı. Nitekim Haydarpaşa  senterforunun gollük şutunu kaleci Emirali Üciks tayyare gibi uçarak önledi.Emirali’nin degajı Fikri’ye geldi. Fikri topu Büyük Mustafa’ya uzattı. Büyük Mustafa topu göğsü ile stop etti, eliyle düzeltti ileriye kaçarak ara pasını Kamil’e verdi. Kamil topa yükseldi, yapıştırdı şutunu.Fakat top kalecide kaldı.

Bu kez Evrenel yaptı ortasını, topu Küçük Mustafa kaptı, daldı rakip sahaya, Aziz’e verdi. Aziz’in uzun ortası sol kanatta Ayhan’da. Ayhan düşe kalka dört oyuncuyu geçip çekti şutunu “Gol” diye kalkan seyircilerin sevinçleri  “gurgura”larında  kalmıştı. Bekirpaşa  akın üzerine akın tazalerken bir türlü neticeye ulaşamıyordu.

35. ci dakikada  Haydarpaşa canlanmaya başladı. Solaçıkları daldı. Ortanca Mustafa modern futbolun icaplarına uyarak adamı durdurdu, top geçti. Hakem faul verdi. Atış yapıldı. Top süzülerek gelirken kafaya çıkan Kaptan Evrensel rakip oyuncudan güzel bir vole yedi. Hakem bu defa Bekirpaşa’nın lehine bir faul verdi. Atış yapıldı ve hakem düdüğünü çalarak birinci devrenin bittiğini ilan etti.  

İkinci Devre 

İkinci devreye Aziz’in yerine  Bahattin’i alarak giren Bekirpaşa daha etkili  görünüyordu. Gerilerden gelen topu Musa düzeltip Bahattin’e verdi. Bahattin hırsla rakip defansa daldı Top bu defa Ayhan’a geçti. Ayhan zarif çalımlarla rakip defans elemanlarından sıyrılıp öyle bir şut patlattı ki, kalenin arka direkleri sökülüyordu. Son anda topa yetişen Kamil ayağının altıyle sert bir şut atarak topu kaleciyle beraber ağlara gönderdi. Evet, Ayhan-Kamil ortaklığı  şahane  bir gol. Bekirpaşa’yı galibiyete yükselten yegane gol. Daha sonraları Hasan ile Musa’nın gollük şutları  direkten döndü.

Son dakikada ileriye kayan Fikri gol atmak isterken kendi takım arkadaşı Büyük Mustafa ile çarpıştı. Bu esnada kafaya çıkan Bahattin boşta kalıp üzerlerine yağıldı. Çarpışma  ve yığılma olayları üst üste  gelince  ağır  yaralanmalar oldu. Berikat versin hazır bulunan ambulans Şenay-Günay fişenk gibi sahaya girerek imdatlarına yetiştiler. Ufak tefek sıyrıklarla  kurtulmuşlardı.  

Nihayet maçı orta hakem Osman Dayı (bevvap) düdüğünü çalarak maçı bitirdi. Kendisiyle konuşmak isteyen gzetecilere de “Bir daha hiçbir maçta hakemlik yapmayacağım” diye yemin etti ve Avrupa’dan hususi  olarak getirttiği hakem düdüğünü hediye olarak Futbol Federasyonuna gönderdi. 

Not: Bekirpaşa Ticaret Koleji ile Haydarpaşa Ticaret Lisesi  arasındaki bu hayali komik maçta Bekirpaşa takımında yer alan oyuncuların tamamı o zamanki okul öğretmenlerimizden oluşmakta idi.

1970 

 

 

 

Kulaksız Kedi 

Yazan: Serdar saydam 

Kuşlara meraklı bir adamım. Hele muhabbet kuşlarına..Bu merağım yüzünden bir çift muhabbet kuşu satın aldım.Kuşları özene bezene kendi yaptığım kafese koydum. Onların cıvıldaşmalarını dinlemek, sevişmelerini görmek bana zevk veriyordu. Tıpkı benim gibi oğlum Yaşar da kuşları çok seviyordu. Yaşar her gün yemlerini tazeler, sularını değiştirir; ben ise her hafta sonu  kafesi temizlerdim.

Muhabbet kuşları evimizdeki  muhabbeti bir o kadar daha artırmıştı. Ancak bu mutluluğumuz misafirliğe gittiğimiz gece son buldu. Niçin mi? Bizim mahallede mart ayı savaşlarında kulaklarını kaybeden bir kedi varkı ki, ganster mi ganster, tüm komşuları haraca kesmişti sanki. 

Evet, eve döndük. Bir de ne görelim? Kafes darmadağın.Oda kuş tüyleri ile dolu. Yerde ise zavallı muhabbet kuşlarının kopuk başları duruyordu.Sinirimden ağzıma geleni söylemeye başladım. Ağlayan oğlumu ise bizim hanım teskin etmeye çalışıyordu. O gece üzüntümden sabaha kadar uyuyamadım. 

Aradan günler geçti. Evde hala daha bizim hanımla bu olayı konuşuyorduk.

-     Ah Ahmet, bütün kabahat bizde.

-      Haklısın Münevver. Eğer  Yaşar’ın yattığı odanın penceresini  iyice kapatsaydık başımıza bunlar gelmezdi. Ah be kedi ah!.Seni elime bir geçirirsem...

-      Aman Ahmet, öyle deme.Tövbe, tövbe. Kedinin yedi sene günahı var Yedi sene günahını çekersin ha.

-       Hade yahu sende! Allah akıl dağıtırken sen neredeydin? Zaten nerde bir antikalık duyarsan hemen inanırsın.Yok gece tırnaklarını kesme ömrün kısalır.Yok gece  süpürme çok fenadır.Yok otururken ayaklarını sallama sonra alacaklılar kapıya gelir; falan filan. İnanma böyle şeylere.Herifler aya giderler sen bana daha mesel okun.

-      Tamam tamam. Başlama gene allahını seversen. Hadi kalk yatalım. 

Bizim oğlan da derslerini tamamlayıp yatmıştı.Bir süre sonra ise avaz avaz bağırmaya başladı. 

-          Aaa  baba! Aaa baba! Kedi geldi!  Kedi! 

Yataktan fırlayıp koridora çıktım. Kedi ile karşılaştım. O önde, ben arkada Yaşar’ın odasına hışımla girdik.

Katil kedi kaçmak için pencereye doğru atıldı ancak pencere kapalı olduğu için başını cama çarparak yere yuvarlandı. Toparlanmasına fırsat vermeden kuyruğundan yakaladığım gibi kendini yere vurdum. Kedi bir ara elimden kurtulup karyolanın altına kaçtı. Ben de ardından kuyruğuna tekrar yapıştım.Bu kavga esnasında oğlum bastonla kediye vurması üzerine, kedi yere serildi. 

Bu arada  bizim hanım da teleşla odaya girdikten sonra  hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamaz mı?

-          Na’ptın Ahmet?

-          Hiççç...

-          Kedinin yedi sene  günahı var.

-          Hade gene başladı lafazanlığa. Geç yatasın. 

Bizim hanım kavga etmemek için çareyi susmakta bulması üzerine ben de kediyi evin önündeki boş arsaya götürüp attım. 

Ertesi gün işden eve dönerken bizim evin sahibi Hasan Efendi ile yolda kaşılaştım.

-          Merhaba Hasan  Efendi

.-          Merhaba Ahmet Bey.

-          Keyifler nasıl Hasan Efendi?

-          Bozuk. Dün gece yapmışlar bizim kediye  yuvasını?

-          Hangi kediye?

-          Benim Kulaksıza.

Kulaksız..Kulaksız..Vay anasını be.Kedi ev sahibininmiş meğer.Bozulduğumu belli etmemeye çalışarak,

-          Ne yapmışlar sizin kediye?

-          Daha na’psınlar? Bir araba dayak atmışlar.

Bilmemezlikten gelerek kedinin akıbetini öğrenmek istedim

.-          Hade yahu. Vay insafsızlar vay!.Eee,  kedi öldü mü?

-          Ölmedi

-          Nee, ölmedi mi?

-          Ne yani,  ölmesini mi istiyordun?

-          Yooo!.Bu kadar dayak yediğine göre...

-          Boşuna dememişler kedi yedi canlıdır  diye Ahmet bey. Ne ise olan olmuş bir kere. Hadi  iyi akşamlar..

-          Size de iyi akşamlar Hasan Efendi. 

Vay anasını be .Derlerdi de inanamzdım kedinin yedi canlı olduğuna. İyi ki ölmemiş. Yoksa yedi senen de bizim hanımın dediği gibi cezasını çekecektik 

1970

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
  • Lütfen küfür tarzı kelimeler kullanmayalım
İsim:
E-mail
Websiteniz
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Kod:* Code
Bundan sonraki yorumları mail ile almak istemiyorum


İzleme: 1615

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. 05-01-2008 19:42
 
Aydede Şahane...
Aydede'nin Şavkı'na bayıldım.Çok güzel yazmışsın.Yeni öykülerini beklerim. 
Osman
Ziyaretçi
 
Osman

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4

 
< Önceki   Sonraki >