Larnaka Yazıları
Larnaka'nın İktisadi Hayatı | Larnaka'nın İktisadi Hayatı |
|
|
| Çarşamba, 22 Ağustos 2007 | ||||||||||||||||||
|
1967-1970 yıllarında Larnaka'da acaba nasıl bir iktisadi hayat vardı? O günlerin Larnaka kasabasında yaşam mücadelesi veren Kıbrıslı Türklerin ekonomik durumu nasıldı? Ne yapıyorlar, ne üretiyorlar, nasıl geçiniyorlardı? Sıkıntıları nelerdi? Neler yapılmalıydı?
İşte, Larnaka'nın iktisadi hayatı ile ilgili olarak 1970'de yayınlanan bir inceleme yazısı...
Larnaka’nın İktisadi Hayatı Yazan: Serdar Saydam Kasabamızın iktisadi hayatını kalbura koydum. Başladım elemeye... Kalbur altında ve kalbur üstünde kalanları gelin birlikte inceleyelim.
Larnaka’nın, ilk akla gelen gelir kaynağı balıkçılık olduğu halde, balıkçılıktan elde edilen gelir, balıkçıları tatmin etmekten uzaktır. Modern avlanma araçlarının bulunmayışı, Akdeniz’in tuzluluk derecesinin yüksek oluşu, balık yataklarının fakir oluşu ve en önemlisi ithal balıklarının rekabeti nedenlerine bağlı olarka balıkçılıktan elde edilen gelir oranı düşüktür.
İkinci bir gelir kaynağı, zembil işçiliğidir. Hurma yapraklarından örülen bu zembillerden iyi diyebileceğimiz bir gelir sağlanmaktadır. Özellikle zembiller kadınlar tarafından evlerde örülmektedir. Dolayısıyla hem boş zamanlar değerlendirilmekte, hem de aileye bir gelir sağlanmış olunmaktadır. Acaba zembil işçiliği daha iyi bir duruma nasıl getirilebilir? Madem ki zembil işçiliği bir el sanatıdır, bu zembiller daha sanatkarane işlenerek turistik bir eşya haline sokulsa ve turistlere satılsa daha yüksek bir gelir sağlanacaktır. Burada El Sanatları Kooperatifi’nin yokluğunu hemen hissetmekteyiz.
Diğer bir gelir kaynağı ise çok enteresandır. Haftanın belirli günlerinde eski uçakalanı bölgesinde tatbikat yapan İngiliz uçaklarının attıkları boş mermi kovanları toplanarak satılıyor. On üç tanesi bir okka gelen bu kovanlar okkası 300 milden kalaycılara satılmaktadır. Halk arasında “Fişenk Toplama” diye adlandırılan bu iş çok tehlikelidir. Diğerlerinden birkaç tane daha fazla kovan toplamak uğruna ağır yaralananlar, ölümün eşiğinden dönenler olmaktadır.
Çalışan nüfusumuzun büyük bir çoğunluğu ise geçimini Dikelya İngiliz Üssü’nden sağlamaktadır. Olaylardan önce Larnaka’nın büyük bir işçi kitlesi geçimlerini limandan temin ediyorlarken bugün bu iş sahası bize kapalıdır.
Sırası gelmişken iktisadi bir devlet teşekkülü görünümünde olan Mücahitler Kantini’ne değinmek istiyorum. Mücahitler Kantini’nde her çeşit bakkaliye eşyası diğer bakkallara oranla daha düşük fiyatla satılmkta ve bir dereceye kadar da piyasanın fiyat kontrolünü sağlamaktadır. Dar gelirli vatandaşların istifade ettikleri bu kantin nasıl geliştirilebilir? Örneğin Mücahitler Kantini müstehlik (tüketici) kooperatifi haline getirilse daha yararlı olur kanaatindeyim.
Kasabamızın iktisadi hayatını etkileyen diğer hususlardan biri de dükkanların (bilhassa bakkal dükkanları) ev içinde olmasıdır. Kişi evinin bir odasını dükkan yapar, sonra da “İşlemeyik efendi” diye şikayette bulunur. Ev içinde dükkan olur mu? Ya evdir, ya dükkan? Hani onun teşhiri, reklamı? Bu çok önemlidir. Dikkat edilirse Larnaka’da doğru dürüst parmakla gösterilecek kadar azdır.
Öte yandan, bir belediye pazarından mahrumuz. Ama diyeceksiniz “Var”... Efendim, öyle kümes misali, üç manavla Pazar olmaz. Kasabaya yaraşır bir belediye pazarının yapımı şarttır.
Sıra iktisadi hayatta büyük bir yeri olan turizme geldi. Deniz kıyısında kurulan Larnaka, turizme elverişli bir yer olduğu halde maalesef gereken ilgi gösterilmemektedir. Konaklama durumu çok geridir. Bir yabancı geldiği zaman yatabileceği ne otel, ne motel, ne de pansiyon mevcuttur. Bu büyük bir eksikliktir. Turizmi geniş ölçüde etkiler. Bence otelin yerine motelin yapımı daha uygundur. Çünkü otel büyük masraflar gerektiren bir teşebbüstür. İstanbul Plaj Gazinosu’ndaki kabinler ise motel olmaktan uzak, ihtiyacı da karşılamaya yeterli değildir.
Söz açılmışken İstanbul Plaj Gazinosu için de söz edelim. Mücahitler Kantini gibi İstanbul Plaj Gazinosu da iktisadi devlet teşekkülü görünümündedir. Eğer işten anlayanlar tarafından yönetilirse, daha fazla verim sağlanacaktır.
Denizden de gereği gibi faydalanılmadığı yetmiyormuş gibi üstelik her türlü pislik denize dökülmekte di. Son alınan bazı tedbirlerle denizin kirlenmesi önlenmiştir.
Şunu belirtmek isterim ki, turizm sektörünün gelişmesinde en büyük ödev, turizmin alt yatırımını (temizlik işleri, fiyat kontrolü vs.) tatbik ve kontrol mevkiinde olan belediyeye ve kaza idaresine düşmektedir.
Sonuç olarak, savaş nedeni ile Kıbrıs’ın tüm Türk bölgelerinde olduğu gibi, Larnaka’da da iktisadi hayat ve sosyal kalkınma felce uğramıştır. Toplum olarak tüketiciyiz. Anavatan gönderiyor, biz tüketiyoruz. Halbuki karşı unsur kalkınma hızını %7’ye çıkarmıştır. Anavatan’dan bize gönderilen paralarla Birleşmiş Milletler’in turist askerlerinin paralarının %95’i Rum’un cebine akarsa, elbette kalkınma hızlarını %7’ye çıkarırlar.
Bizim de iktisaden kalkınmış, piyasada ağırlığını hissettiren bir toplum olabilmemiz için herşeyden önce memur zihniyetinden, hazır yiyicilik alışkanlığından kurtulmamız ve gerçek anlamı ile çok çalışmamız icap etmektedir.
Bekirpaşa Ticaret Koleji 1969-70 Dönemi Yıllık Dergisi Mart 1970- Kolej lll.
Yorum Yaz
İzleme: 2060
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4 |
||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




