|
Cuma, 09 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ Kamil Çavuş'un eşi Hatice Hanım o günü anlatıyor... “Sabah kalktı benimki, gitti yaktı banyoyu ve yıkandı... Yıkanma sabah sabah dedim, üşüyecen... Yazlıkları giydilerdi... Bari dedi, kelime-i şahadet tamam getireyim dedi, bu şekilde söyledi... O te kahveyi yapsın, ben yattım, uyuyakaldım... Rüyamda bir adam geldi, bizim gancelliden girdi, bana bir çift silecek verdi elime... Aldım, benimki uyandırdı beni, kahve içtik.. Dedim gitme bugün da kötü gün olacak... Nerden bilin dedi... Rüyam kötüydü dedim... Çıktı gitti... Yani bilerek...Bilerek gitti... Ne vakit silecek görsem şimdi, huzursuz olurum...” Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 1206 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 09 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ Fatma Taşkan, Behiç Hasan Göksan’ın kızı... Fatma hanım Larnaka’da doğmuş... Annesi Pentagomolu, babası ise Afanyalı’ydı... Behiç Hasan Göksan, Münevver hanımla evlendikten sonra Lefkoşa’ya yerleşmiş, oradan da Larnaka’ya gitmişler... Münevver hanım, eşinin kaybolduğu 13 Mayıs 1964’ten ölünceye dek, evde asla “rahmetlik” sözcüğünü kullandırtmamış, hiçbir zaman mevlit okutmamış... Onun bir gün mutlaka döneceğine inanmış ve beklemiş... Ancak sevgili eşinden geriye kalan kemikleri bile alamadan, ona bir mezar yaptıramadan, yeryüzünden göçüp gitmiş... Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 1075 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 10 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ "Kayıp otobüste bulunan Hasan Hüseyin Fehmi’nin eşi Zehra Güneysel, tıpkı Behiç beyin eşi Münevver hanım gibi ürkütücü bir rüya görmüş... Zehra hanım eşinin kaybolduğu günün sabahı görmüş bu rüyayı... Rüyasında akrabalarıyla birlikte sinemaya gidiyormuş... Sinemanın çevresine asılı tüm lambalar aniden sönüvermiş ve dipsiz bir karanlık basmış ortalığı... Yolun orta yerinde karanlıkta kalmışlar... Zehra hanım rüyasında “Yok, ben gitmem...Ben geri döneceğim çocuklarıma” demiş ve uyanmış... Uyandığı zaman rüya tabirlerine bakmış ve bunun anlamının ölüm olduğunu okumuş... Aynı gün eşi Hasan Hüseyin Fehmi kaybolmuş... " Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 1380 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 10 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ Kaybolan otobüsteki 11 kişiden biri olan Bayram Mustafa'nın eşi Fikriye Hanım yaşadıklarını bizlere anlatıyor... "Çatalköy’de Fikriye Hanım’ın evine gittiğimde çok şaşırdım... O bir kayıp eşiydi – kocası Bayram Mustafa, kayıp otobüsteki 11 kişiden biriydi... Evi, tüm kayıp kişilerin eşlerinin evi gibi pırıl pırıldı... Bu, Kıbrıs’ın güneyinde de, kuzeyinde de değişmeyen bir şey... Kayıp eşleri, kocaları her an dönebilecekmiş gibi temizlik, tertip yapıyorlar – ister Kıbrısırum, ister Kıbrıslıtürk olsunlar, bekliyorlar, bekliyorlar, bekliyorlar... Çünkü eşlerinin bir mezarı yok ve böylesi bir deneyim yaşamayanlar için durum ne kadar “mantıksız” gelse de, ortada gidilecek bir mezar olmadığı sürece değişmiyor... Çünkü kayıplar aslında ne ölü, ne de sağdır, onlar zamanda asılı kalmışlardır. Geride kalanlar onların dönüşünü bekler ve bu bekleyiş her hareketlerine yansır durur..." Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 1065 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 10 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ Larnaka’dan yola çıkarak Dikelya’ya varamayan otobüsteki 11 kayıp kişiden birisi de Kemal Enver Veloks’tu... Kayıp otobüste bulunan Kemal Enver Veloks’un eşi Ayşe Aykanat ve çocukları Salih Aykanat ile Melek Özlüses anlatıyor... O gün, babasıyla birlikte bisiklete binmişler, Tuzla’daki bakkala gitmişler. Kemal Enver Veloks, bisikletini kilitleyip anahtarını cebine koymuş. Salih, babasına yalvarmaya başlamış: “Baba, beni de götür! Baba, beni de götür!...” Babası, “Bugün olmaz” demiş, “daha sonra götürürüm seni... Gel sana bakkaldan dondurma alayım, yemiş alayım, bugün kal...” Çünkü daha önce, babası Salih’i Dikelya’da çalıştığı işyerine götürmüş bir defa... Burada Kemal Veloks, İngiliz üslerinde polişmanlık yapıyor, aynı zamanda köpeklere bakıyormuş. Küçük Salih de, babası çalışırken, köpekleri seyrediyormuş... O gün babası, Salih’i yanına almamış, otobüse binip gitmiş, otobüs kaybolmuş ve Salih’in babası, bir daha geri dönmemiş...Salih, bir ay süreyle, her sabah, babasının bisikletini parkettiği yere gidip, orada babasının dönmesini beklemiş... Yorumlar (1) | İzleme: 1456 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 31 Ekim 2007 |
|
Sevgül Uludağ "Ayşe Hanım, eşi Fadıl Bey’le (Re Fadıl) birlikte, bir zamanlar Larnakalılar’ın çok iyi bildiği “Yalı Bar”ın sahibiymişler... Şu anda Larnaka’da deniz kıyısında bulunan “Varoşiodis”in binası, “Yalı Bar”mış... Ayşe Hanım bize kayıp otobüsle ilgili bildiklerini anlatıyor... 80 yaşında olan, Vadili doğumlu Ayşe Hanım Ayyorgi’de (Karaoğlanoğlu’nda) konuşuyoruz... Sohbetimize kızı Sevgi, oğlu Mehmet Fadıl ve Özdemir de katılıyor... " Larnakalı Ayşe Fadıl Özdoğdu, kayıp otobüsle ilgili bildiklerini ve Haşim Arap'ı anlatıyor... Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 833 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 31 Ekim 2007 |
|
Kaybolan Otobüste Olan Kardeşi (Bari) ile Öldürülen Eşi (Haşim Arap)- Fatma Hanım Anlatıyor... Sevgül Uludağ Fatma Mercanoğluları Larnaka'da bindiği otobüste kaybolan 11 kişiden biri olan kardeşi Hasan Mustafa Bari ile öldürülen eşi Haşim Arap’ı ve Larnaka’da yoksulluk içinde geçen yaşamını anlattı... "O sabah kalktı Bari, beş şilin verdim kendine. O hala cebinde öldü herhalde. Giydi hırkasını, şapkasını giydi, gitti, o gidiş... Bir kere daha da dönmedi... Ben yattım, hastalar oldum, o zaman doktor gezer, ailelere iğne salardı... Benim ellerimi karyolaya bağladılardı, bağırırdım, kardeşim gelmedi diye... " "Haşim’i öldürdüler, ben 22 gün sonra doğurdum. 1966’da öldürdüler adamı, ben Aralık 1966’da doğurdum, tam 22 gün sonra. Kaldık aç, mememde süt da yok... Napacam Allahım, bağırır çocuk, süt yok! " Yorumlar (1) | İzleme: 1004 |
|
Devamını oku...
|
|
|