|
|
Anasayfa Tarih Araştırmaları |
LARNAKA TARIH ARASTIRMALARI
|
Cuma, 22 Haziran 2007 |
|
Tarih bölümü öğretim üyelerinden Doç.Dr.Mehmet Demiryürek'in Larnaka ile ilgili ilginç bir araştırmasını yayınlıyoruz. Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 981 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 10 Kasım 2007 |
|
"Kayıp otobüsün şöförü ve sahibi Yusuf Tosun’un (Yusufga) nasıl biri olduğunu konuşuyoruz, otobüs kaybolduktan sonra yaşananları, çekip Avustralyalara gitmeleri, geri dönmeleri... Yerden yere sürüklenmiş yaşamları, kötü anıları... Özel hanımın yanısıra, kızkardeşi Aydın hanım da var... Ve onların eşleri..." "Özel hanım, önce kayın pederini (Osman Carcuri) ardından babasını kaybetmiş... Bu acılar yetmezmiş gibi, iki yıl önce bir kazada sevgili kızı Melda ve torununu yitirmiş... “Bu acı, babamın acısını bastırdı” diyor... Her yanda kızının ve torununun fotoğrafları var – pırıl pırıl genç bir kadın ve capcanlı genç bir kız... Oturma odasının bu dört duvarı, ne kadar çok gözyaşı, ne kadar çok acı görmüş... Burada, bu odada, onların fotoğrafları arasında oturup konuşuyoruz... Onlara gülümseyebilecekleri bir şeyler verebilseydim, yüreklerindeki acıyı birazcık dağıtabilseydim, ne iyi olurdu. Ancak yapabilecek fazla bir şey yok – yalnızca onların öykülerini dinleyip yazıyorum... " Sevgül Uludağ Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 743 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 09 Temmuz 2007 |
|
Kayıp Otobüs Belgeseli  13 Mayıs 1964'de Larnaka'dan Dikelya İngiliz Üssüne çalışmaya giderken TG 856 plakalı otobüs ile birlikte kaybolan 11 Kıbrıslı Türkün belgesel filmi... Larnakalı Pertev kardeşler tarafından hazırlanan belgesel büyük ilgi uyandırdı. Fimi seyredenler gözyaşlarına boğuldu. Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 1013 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 23 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ "Desteban" diye bilinen Halil Ziya, köyünden çıkarak Larnaka'ya zerzavat götürmek isterken, 17 Mayıs 1964'de "kayıp" olmuş... Nurten Öztürk, şimdi babasını arıyor...Menevi köyünde doğan Nurten Öztürk'ün kayıp babası Halil Ziya, Softalar köyünden... Babası kaybolduktan sonra Menevi köyünden Mormenekşe köyüne göç etmişler... 1974'de Mormenekşe köyünden toplanıp otobüsle Çite köyüne götürülen ve aralarında abisi Cemal'inde olduğu erkekleri katliamdan köyün rum muhtarı ile papazı kurtarırken, Larnaka'da mücahit olan diğer abisi Hasan ise esir alındıktan sonra hastalanıyor ve bakımsızlıktan Larnaka Hastahenesinde hayatını kaybediyor... Bir yanda kurtarılan diğer yanda ölüme terkedilen kardeşler...Kurtulan kardeş Cemal Balses ise bir süre sonra kansere yenik düşüyor... Yorumlar (1) | İzleme: 905 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 09 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ Kamil Çavuş'un eşi Hatice Hanım o günü anlatıyor... “Sabah kalktı benimki, gitti yaktı banyoyu ve yıkandı... Yıkanma sabah sabah dedim, üşüyecen... Yazlıkları giydilerdi... Bari dedi, kelime-i şahadet tamam getireyim dedi, bu şekilde söyledi... O te kahveyi yapsın, ben yattım, uyuyakaldım... Rüyamda bir adam geldi, bizim gancelliden girdi, bana bir çift silecek verdi elime... Aldım, benimki uyandırdı beni, kahve içtik.. Dedim gitme bugün da kötü gün olacak... Nerden bilin dedi... Rüyam kötüydü dedim... Çıktı gitti... Yani bilerek...Bilerek gitti... Ne vakit silecek görsem şimdi, huzursuz olurum...” Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 705 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 09 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ Fatma Taşkan, Behiç Hasan Göksan’ın kızı... Fatma hanım Larnaka’da doğmuş... Annesi Pentagomolu, babası ise Afanyalı’ydı... Behiç Hasan Göksan, Münevver hanımla evlendikten sonra Lefkoşa’ya yerleşmiş, oradan da Larnaka’ya gitmişler... Münevver hanım, eşinin kaybolduğu 13 Mayıs 1964’ten ölünceye dek, evde asla “rahmetlik” sözcüğünü kullandırtmamış, hiçbir zaman mevlit okutmamış... Onun bir gün mutlaka döneceğine inanmış ve beklemiş... Ancak sevgili eşinden geriye kalan kemikleri bile alamadan, ona bir mezar yaptıramadan, yeryüzünden göçüp gitmiş... Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 653 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 10 Kasım 2007 |
|
Sevgül Uludağ "Kayıp otobüste bulunan Hasan Hüseyin Fehmi’nin eşi Zehra Güneysel, tıpkı Behiç beyin eşi Münevver hanım gibi ürkütücü bir rüya görmüş... Zehra hanım eşinin kaybolduğu günün sabahı görmüş bu rüyayı... Rüyasında akrabalarıyla birlikte sinemaya gidiyormuş... Sinemanın çevresine asılı tüm lambalar aniden sönüvermiş ve dipsiz bir karanlık basmış ortalığı... Yolun orta yerinde karanlıkta kalmışlar... Zehra hanım rüyasında “Yok, ben gitmem...Ben geri döneceğim çocuklarıma” demiş ve uyanmış... Uyandığı zaman rüya tabirlerine bakmış ve bunun anlamının ölüm olduğunu okumuş... Aynı gün eşi Hasan Hüseyin Fehmi kaybolmuş... " Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol | İzleme: 634 |
|
Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 7 Toplam: 21 |
|
|