Tarih Araştırmaları
Kenanlar - Dr.Sait Kenan Anlatıyor | Kenanlar - Dr.Sait Kenan Anlatıyor |
|
|
| Çarşamba, 21 Kasım 2007 | ||||||||||||||||||
|
Hasan Hastürer Kenanlar ailesinden Dr. Sait Kenan, dedelerini ve babası M.Ragıp Kenan'ı anlatıyor. Dr. Sait Kenan: “ Büyük Dedem Kenan Efendi 1800’lü yıllarda adaya gelip Larnaka’ya yerleşti. Hasan, Kamil, Raşit ve Sait isimli dört oğlu ile Amber ve Nazlı isimli iki kızı vardı. Kenan Efendi, adanın ilk iş adamıydı. Sadece Türkler içinde değil Rumlarla birlikte tüm adanın neredeyse tek işadamıydı. Daha sonra isim yapan pek çok Rum işadamı, iş hayatına büyük dedemden mal alıp satarak adım atmış.Kenan Efendi, uluslararası ticari ilişkisi olan biriydi. "
Hasan Hastürer Gerçek Bir Kooperatifçi : Mehmet Ragıp Kenan Tam on yıl önce 13 Ağustos 1996’da Mehmet Ragıp Kenan, yaşama gözlerini yummuştu.Dr. Sait Kenan, M. Ragıp Kenan’ın oğlu.Ölüm yıldönümünde Mehmet Ragıp Kenan’ı yazmak istedim. Oturup Dr. Sait Kenan’la büyük dedesinden, dedesine, oradan babasına gelerek keyifli bir sohbet yaptık. Detay bilmeden, KENANLAR’ı duymuştum. Dr. Sait Kenan’ı mesleki kariyerinden önce tipik bir Kıbrıslı olarak tanımladım. Sohbetindeki zenginlik ve rengi onu yakından tanıyanlar çok iyi bilir. Daha sohbetimizin başında espri tarafının genetik olduğunu öğrendim. Meğer babası rahmetli Mehmet Ragıp Kenan da o ciddi duruşun hemen gerisinde espri yüklü biriydi. Şaka sınırı oldukça genişti. Kıbrıs Türk toplumundan değil tüm Kıbrıs genelinde Mehmet Ragıp Kenan, kooperatifçiliğin babası sayılacak biri. Mehmet Ragıp Kenan’ın babası Sait Kenan, Beyrut ile Suriye arasındaki bir bölgeden adaya gelen ünlü Kenan Efendi’nin dört oğlundan biri. (*) Önce Kenan Efendi’nin gelişini dinlemek istiyorum... Tarih dersi gibi olmadan anlatıyor Dr. Sait Kenan: “ Büyük Dedem Kenan Efendi 1800’lü yıllarda adaya gelip Larnaka’ya yerleşti. Hasan, Kamil, Raşit ve Sait isimli dört oğlu ile Anber ve Nazlı isimli iki kızı vardı. Kenan Efendi, adanın ilk iş adamıydı. Sadece Türkler içinde değil Rumlarla birlikte tüm adanın neredeyse tek işadamıydı. Daha sonra isim yapan pek çok Rum işadamı, iş hayatına büyük dedemden mal alıp satarak adım atmış. Kenan Efendi, uluslararası ticari ilişkisi olan biriydi. Birinci Dünya Savaşı geride kalırken beklenmedik bir darbe yediler. İngilizler, savaş yıllarında Almanlara petrol satışına aracı oldukları için Kenan Efendi ve dört oğlunu iki yıl Girne Kalesi’ne hapsettiler. Bu olay Kıbrıs adasında ticari dengeyi değiştirdi. Kenanların güçlü konumu geriye giderken ticarette Rumlar öne çıktı.” Kenan Efendi ailesinin çocuklarından konuşurken Türkiye’de isim yapmış ünlü Tiyatro Sanatçıcı Haldun Dormen’in de Kenan Efendi ailesinden olduğunu öğreniyorum. Dr. Sait Kenan, Haldun Dormen’in babası Sait Dormen’in Kenan Efendi’nin kızı Nazlı Hanım’ın oğlu olduğunu söylüyor. Bir başka deyişle ünlü Kenan Efendi, Haldun Dormen’in büyük dedesi. Bu giriş bilgilenmeden sonra sözü Mehmet Ragıp Kenan’a getiriyoruz. Mehmet Ragıp Kenan’ın babası Sait Kenan, annesi ise Sait Kenan’ın ikinci eşi olan Zeynep Hanım. Zeynep Hanım da Beyrut’un Harma ailesinden. 1903’te dünyaya gelen Mehmet Ragıp Kenan, Amerikan Akamedi mezunu. Mezuniyet sonrası bir süre Beyrut’a gidiyor. Ama sonunda yine Kıbrıs’a dönüp 1920’lerin ikinci yarısında memuriyete adım atıyor. Dr. Sait Kenan anlatıyor: “Babamdan dinliyordum. Çalışma yaşamına adım attığı ilk günden köylülerle ekonomik anlamda temas halinde oldu. O zaman daha kooperatifçilik başlamadığı için köylüye yönelik zirai kredi ağırlıklı resmi banka nitelikli kuruluşta görev yaptı.Mr. Surrdigh isimli İngiliz’in Kooperatif Komiseri olarak atanması sonrası babam da kooperatifçiliğin kurulup, gelişmesi için en aktif görev alanlardan biriydi. Eşek üzerinde köy köy gezip kooperatiflerin kurulmasında aktif rol oynadı. Adada tüm kooperatiflerin üst kurumu olan Kooperatif Merkez Bankası’nın kuruluşunda da önemli rolü oldu. Kooperatif Dairesinde Mukayyit ve Genel Müdürlük yaptı.” Dr. Sait Kenan, babasının kooperatifçi ruhuyla da gurur duyarken şunları eklemden de edemedi: “Rahmetli Babamım Kooperatifçiliği ile gurur duyarım. Çünkü kooperatifçilik bir yaşam biçimi, dayanışmanın ta kendisidir. Bu hareketin en önünde yer alan babam asla görevini istismar etmedi.İkinci Dünya Harbi sırasında her şey karneye bağlandığı zaman babam o birimin da başındaydı. Ama asla görevini istismar etmedi. Hakkında bir kuruşluk dedi kodu yapılamadı. Babamla gurur duyuyorum.” Ragıp Kenan’la ilgili yazı yazıp da kooperatifçilikteki kader arkadaşı Mehmet Eşref Bey’le görüşmemek olamazdı. Dün akşam telefonla aradım.İlerlemiş yaşına rağmen yürekten bir anlatımla duygularını aktarıp şunları söyledi: “ Mehmet Ragıp Kenan Bey gerçek bir kooperatifçiydi. 1925’te Osmanlı Bankası ile İngiliz İdaresi köylülere dönük Ziraat Bankası’nı organize ettikleri zaman Ragıp Kenan Bey o oluşumda vardı. 1914’te Kooperatifçiliğin ilk adımı atılmış ama cılız kalmıştı. 1925’te Kooperatifler, mevduat kabul etmeden Ziraat Bankası’nın acentesi gibi çalışmaya başladı. 1935 ise çağdaş kooperatifçiliğin oluşum yılıydı. Bu önemli dönüm noktalarından Ragıp Kenan hep etkili rol oynadı.” Bir kooperatifçi olarak Mehmet Ragıp Kenan’ı anarken günümüz kooperatifçiliğinin durumu Mehmet Eşref’ten almak istedim... Yıllarını kooperatifçiliğe vermiş, ada genelinde Kooperatif Merkez Bankası Genel Müdürlüğü yapmış Mehmet Eşref’in söyledikleri çok önemli: “ Politika ve partizanlık kooperatifçiliğin ruhunu katletti. Gerçek kooperatif anlayışı yok oldu. Kooperatiflerde demokrasi olur. Üyeler bir araya gelir kooperatiflerinin yöneticilerini seçer. Bu Kooperatif Merkez Bankası için de geçerlidir. Bizde içinde bulunduğumuz duruma bakınız Kooperatiflerde önce demokrasi öldürüldü. Sonrasındaki durum ise ortada.” Mehmet Eşref Bey’le yakın bir gelecekte kooperatifleri konuşmak için anlaştık. Yazıma son noktayı koyarken Mehmet Ragıp Kenan’ı ölümünün onuncu yılında saygıyla anıyorum. (*) Yazıda adı geçen Kenan Efendi'nin Ahmet Kenan olması gerekir.Serdar Saydam Kaynak: 13 Ağustos 2006, Kıbrıs gazetesi Not: Bir zamanlar sadece Larnaka'da değil, Ada ekonomisinde çok önemli yeri olan Kenanlar ailesinin tarihçesinin ayrıntılı ve kapsamlı bir şekilde gecikmeksizin araştırılıp yazılması gerekmektedir. Bunun toplumsal tarihimiz açısından bir zorunluluk olduğuna inanmaktayım. Aile bireyleri hayatta iken bu araştırmanın yapılmasını gönülden dilerim. Serdar Saydam
Yorum Yaz
İzleme: 2278
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4 |
||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




