Anasayfa
13.5.1964'de Larnaka'da Kaybolan Otobüs Olayı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Pazartesi, 09 Temmuz 2007

Kayıp Otobüs Belgeseli  

 kayip oto

13 Mayıs 1964'de Larnaka'dan Dikelya İngiliz Üssüne  çalışmaya giderken TG 856 plakalı otobüs ile birlikte kaybolan 11 Kıbrıslı Türkün  belgesel filmi...

Larnakalı Pertev kardeşler tarafından hazırlanan belgesel büyük ilgi uyandırdı. Fimi seyredenler gözyaşlarına boğuldu.

 

 Kayıp Otobüs Belgeseli

Kıbrıslı Türklere ait olan ve 13 Mayıs 1964'te Larnaka'dan ayrılıp  içindeki 11 kişi ile bir daha geri dönmeyen otobüsü konu alan belgeselin büyük ilgi gördüğü galasına, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, birçok bakan ve bürokratın yanı sıra vatandaşlar katıldı.

YDÜ'de 10 Mayıs 2007 tarihinde yer alan gala gösterimi öncesinde verilen resepsiyonun ardından belgeselin yönetmeni ve Pertev's Production'ın üyesi Fevzi Tanpınar ve belgeselin senaristi Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev kısa birer konuşma yaptı.

Büyük bir emeğin ve özverinin sonunda ortaya çıkan belgeselin gösterimine bu kadar büyük bir ilgi gösterileceğini beklemediğini ifade eden Tanpınar, bunun kendilerini gururlandırdığını belirtti. Tanpınar, bir yönetmen için belgeselin, anladığı, analiz ettiği, emin olduğu ve başkalarına aktarılacak kadar değerli bulduğu bir gerçeklik duygusu olduğunu kaydederek, tarihe katkı sağlayan belgesellerin bilimsel ve evrensel bakış açısının olmasının önemine de dikkat çekti ve bu ilkeden sapmadan bir eser ortaya koymaya çalıştıklarını vurguladı.Tanpınar, Mesan Şirketi, Ermataş Şirketi, Kıbrıs Türk Havayolları ve Merit Cristal Otel'e belgeselin oluşması için sağladıkları mali destekten dolayı da teşekkür ederken, Yeni İskele Belediyesi'ne, halkına, otobüsün sahibi Mustafa Depreli'ye ve destek veren herkese manevi desteklerinden dolayı minnettarlığını dile getirdi.

Belgeselin yönetmeni Tanpınar, "belgeseli olmayan ülke fotoğraf albümü olmayan bir aileye benzer. Bu nedenle, belgesellerle tarihimize ışık tutmalı, şimdiki ve gelecek nesillerimize ve dünyaya sayfalarını çevirecekleri eksiksiz bir albüm bırakmalıyız" diye konuştu.

Tanpınar'ın konuşmasının ardından söz alan Raşit Pertev, gala gösterimine gelen herkesi selamlayarak konuşmasına başladı. Belgeselin gala gecesine gösterilen büyük ilgiden duyduğu mutluluğu ifade eden Pertev, "O büyülü otobüs bizim çocukluğumuzun otobüsü idi. Kimisinin içinde babasının olacağı, kimisinin ise babasının olduğu. Bizim çocukluğumuz bu otobüsün ne zaman geleceği, nerede olduğuyla, onunla ilgili duyumlarla geçti. Onların bulunduğu gün o odada olan birçok kişi değişik yerlerde değişik duygular hissetti. Benim de o duygularım nacizane bir şiirle ortaya çıktı ve istedim ki, bu insanların adına ve bu yolcuların adına bir şiir olsun, bir ağıt şarkı olsun. Yavaş yavaş bu şiir büyüdü ve arkadaşların da katkısıyla... Ahmet Okan'ın müziği değdi bu şiire, sonra kardeşim Fevzi Tanpınar buna imajı katarak belgesel yapalım dedi" diyerek, belgeselin herkesin gönüllü katkılarıyla ortaya çıktığını söyledi. "Bu çekilen acıları, bu insanlarımızın, bizim anılarımızı bir sonraki döneme taşıyabilelim. Acılar paylaşıldıkça azalır, dört duvar arasında kalan acı büyür. Acılar beraber omuzlandıkça azalır" diyen Pertev, herkesin içinde bir sır olarak tutulanlar paylaşılması düşüncesiyle belgesele başladıklarını ve belgeselin yapılmaya başlanmasıyla bu acıların sadece bir kişinin özeli değil, tüm Larnaka'nın ve tüm Kıbrıs Türk toplumunun özeli olduğunun ortaya çıktığını anlattı."Bu kadar yıldır kolay kolay su yüzüne çıkmayan bir gerçeği halkla paylaşma isteği duyduklarını" ifade eden Pertev, "aslında kayıp otobüsün hikayesi Kıbrıs Türkü'nün hikayesine benzer, tarihte yaptığı yolculuğa benzer.

Kayıp otobüsün yolcuları belirli bir noktaya kadar geldiler ve bundan sonra meşaleyi bize uzattılar. Onların anısıyla, onların ruhunun azizliğiyle bize yol tuttular. Biz Kıbrıslı Türkler olarak kayıp otobüsün başladığı yolculuğa Kıbrıs Türk halkı selamete ulaşana kadar devam edeceğiz. Çekilen tüm acıların ve verilen kayıpların anısına azimle devam edeceğiz ve bir gün selamete ulaşacağız" dedi.Belgeselin gösterimi öncesinde şehitlerin ve kayıpların anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Belgesel, Kıbrıs'ın son elli yılına mal olan dramlardan sadece biri olan kayıp otobüs olayı, otobüsün kayboluşunun 43'üncü yıldönümünde, tüm kayıpların ve ailelerinin yaşadıklarına, Kıbrıs Türkü'nün saklı tarihine ışık tutuyor.

Süresi 55 dakika olan drama belgesel, kullanılan teknik olanaklar bakımından KKTC'de bir ilki teşkil ediyor. Belgesel, 44 kişilik yayın, yapım ve oyuncu kadrosuyla çekildi; özel olarak hazırlanan müziği ise Ahmet Okan'a ait. 

"Kayıp Otobüs" drama belgeseli, Kıbrıs turu yaptıktan sonra 14 Haziran 2007 tarihinde ise  Avrupa Parlamentosu Liberal Grup üyesi Avusturyalı Karin Resetarits’in himayesinde Brüksel’de Avrupa Parlamentosu AP'de de gösterildi. 

Kaybolan Otobüste Kimler Vardı?

TG 856 plakalı eski model tahta kasa Ford marka otobüste şu kişiler vardı: 

1.Yusuf Turan (otobüs sahibi ve şöförü),

2.Mehmet A. Hindiyano,

3.Kamil Raif Dimililer,

4.Behiç Hasan Göksan, 

5.Bayram Mustafa,

6.Hasan Durmuş,

7.Ahmet Fadıl Balamagi,

8.Hasan Mustafa Bari, 

9.Kemal  Enver Veloks,

10.Kemal Mustafa Aydoğanlı,               

11.Hasan Hüseyin Fehmi

Otobüste olanların bir kısmı Tuzla'da bir kısmı ise İskele'de oturmakta idiler.Otobüs her gün Tuzla'dan hareket ederek İskele'ye gelir, Kale'nin yanında bekleyen diğer yolcularını  da alarak Dikelya'ya giderdi. Dikelya'ya yolcu taşıyan başka otobüsler de vardı. Dikelya'da polişman, işçi veya memur olarak birçok Kıbrıslı Türk ve Rum birlikte çalışıyorlardı. Nitekim günümüzde de çalışmaya devam ediyorlar.

13 Mayıs 1964'den beri ne otobüs ne de yolcuları bulunabildi. Hem otobüs hem de otobüsdeki insanlar kayıp!

43 yıl sonra ise kayboldukları bölgedeki Rum köyü Oroklini'de, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesinin yapmış olduğu çalışmalar sonucunda, bir su kuyusunda 11 kişinin naaşlarına ulaşıldı. Otobüsten ise henüz haber yok.

(SS)

 

Dikelya’ya Asla Ulaşamayan Otobüs...

 

Yusuf Tosun, 1902’de Anglisidis’te doğmuştu... Larnaka Tuzlası’ndan Ayşe Yusuf’la evlenmişti... Tuzla ve İskele’den aldığı yolcuları, İngiliz Egemen Üsler Bölgesi Dikelya’ya taşırdı... Bu her gün yaptığı bir işti... TG856 plakalı otobüsüyle, yaz-kış, yolcu taşımaya devam ederdi.

13 Mayıs 1964 gününün diğer günlerden farkı neydi?

O günün farkı, kendisi dahil otobüste bulunan 11 kişinin ulaşmaları gereken yere, Dikelya’ya hiçbir zaman varmamaları oldu...

 

Söylentilere göre, Dikelya yolu üzerinde petrol tanklarının bulunduğu bir noktada otobüs durdurulmuştu... Otobüsü durduranlar kimlerdi? Bu konuda rivayet muhtelifti... Tuzla’da Turabi Tekkesi yakınında yaşayan bir Kıbrıslırum dülgerin adı geçiyordu... Pileli bir diğer Kıbrıslırum’un adı da geçiyordu... Bunun da ötesinde, otobüsün kaçırılma emrini kimler vermişti? Otobüste bulunan 11 kişinin öldürülüp Oroklini’de bir kuyuya atıldığı söyleniyordu... Bu kuyu hangisiydi?

 

Sonraları, Kıbrıslırumlar’la sohbetlerimde, ortaya başka bir isim daha atıldı... Kollosili bir aileden söz ediliyordu – bunların yalnızca Kıbrıslıtürkleri değil, 15 Temmuz darbesi esnasında Kıbrıslırumları da öldürdükleri anlatılıyordu... Ancak bu Kıbrıslırum aile mensuplarının bir tür “dokunulmazlığı” vardı – sessizlik, yalnızca Kıbrıslıtürkler’in değil, Kıbrıslırumlar’ın da mirasıydı... Kuşaktan kuşağa aktarılan fısıltıların ötesine geçemiyorduk bir türlü – canlı insanlar yoldan sokaktan alınıyor, vuruluyor, öldürülüyor, gömülüyor ama insanlar hiçbir şey duymamış, görmemiş, işitmemiş gibi yapıyordu...

Kayıp otobüste başka kimler vardı?

 

Tuzlalı Mustafa Ahmet Hindiyano yorgancılık yapıyordu ve bekardı... Kardeşi Mehmet Ahmet Hindiyano’yla yaşıyordu – kardeşi de onun gibi bekardı... Mehmet Ahmet Hindiyano, Dikelya’da çalışıyordu...

 

Kamil Raif Dimililer, Dimi köyündendi... Hatice hanımla evliydi... Yedi çocukları vardı ve Tuzla’da yaşıyorlardı. Kamil Raif Dimililer de Dikelya’da polis çavuşu olarak çalışıyordu... Bundan önce 12-13 yıl kadar Piskobu’da çalışmış, Dikelya’ya tayin olunca Leymosun’dan ayrılıp Larnaka Tuzlası’na yerleşmişlerdi... 1963 çatışmaları başladığında, Kamil Raif Dimililer, yollar tekin olmadığı için zaman zaman izin alıp evde kalıyordu ancak bir noktada onu tekrar işe çağırmışlardı... 13 Mayıs’ta o da ortadan kaybedilecek olan o otobüse binmiş, işine gitmeye çalışıyordu...

 

Bayram Mustafa da Fikriye hanımla evliydi, dört çocukları vardı, Dikelya’da çalışıyordu – İngilizlerin eğitimli köpekleriyle ilgiliydi işi ve her gün Tuzla’dan Dikelya’ya Yusuf Tosun’un otobüsüyle giderdi...  11 Mayıs’ta Mağusa’daki NAAFİ’den bazı Kıbrıslıtürk çalışanların kaçırıldığını duyduğunda huzursuz olmuştu... İşe gidip gitmemekte tereddüt ediyordu ancak başka ne yapabilirdi? Evine, çocuklarına bakması, ekmeğini kazanması gerekirdi... O da, 13 Mayıs’ta o uğursuz yolculuğa çıkanlar arasındaydı...

 

Behiç Hasan Göksan, Pentakomolu Münevver hanımla evliydi... Dikelya üsler polisinde polislik yaptığı için İskele’ye taşınmışlardı... İki kızları, bir oğulları vardı... O da otobüs yolcularından biriydi... Üzerinde üniforması vardı...

 

Komikebirli Hasan Durmuş, aynı köyden Ayşe hanımla 1949’da evlenmişlerdi... Evlendikten bir yıl sonra yani 1950’de bir polis olarak tayini Dikelya’ya çıkınca, Mağusa’ya taşınmışlardı... 1960 yılında işyerine daha yakın olabilmek için İskele’ye taşınmışlardı... 1963 olayları çıktığında, Hasan Durmuş bir ay izin almış, evde kalmıştı çünkü yollar pek de tekin değildi... O günlerde 12 yaşında bir oğulları, 10 yaşında bir kızları vardı... Ancak radyolardan ve yetkililerden hayatın normale döndüğünü, artık işe gitmenin pek tehlikeli olmadığını duyuyorlardı... Bunun üzerine Hasan Durmuş da işe gitmeye başlamişti... O da Yusuf Tosun’un otobüsündeydi...

 

Fadıl Mulla Osman Balamagi ve Emine hanımın oğlu Ahmet Fadıl Balamagi, üslerde boyacılık yapıyordu. Henüz 21 yaşındaydı, ailesiyle kalıyor, Dikelya’ya Ahmet Beyaz ile Yusuf Tosun’un otobüsleriyle gidip geliyordu... O da, diğerleri gibi bir süre işe gitmemiş, sonra Mayıs ayında yeniden işe gitmeye başlamıştı... Otobüste o da vardı...

 

Hasan Mustafa Bari de Dikelya’da çalışıyor, kızkardeşi Fatma Haşim’le birlikte yaşıyordu, bekardı... Dikelya’da polisti ve işe üniformasıyla giderdi... Otobüse bindiğinde, üzerinde üniforması vardı.... Henüz 31 yaşındaydı...

 

Alehtoralı Kemal Enver Veloks, Argacalı Ayşe hanımla evliydi, o da üslerde polisti... Tuzla’da yaşıyorlardı... Diğerlerinin tersine, o üslerin güvenli bir yer olacağını düşünerek, 63 olaylarına karşın işe gidip gelmeye devam etmişti... Otobüs ortadan kaybolduktan sonra Ayşe hanım, onların bazı Kıbrıslırumlar tarafından kaçırıldığını ve bir noktada serbest bırakılacaklarını düşünüyordu... Ancak günümüze kadar Kemal Enver Veloks, “kayıplar” listesinde kalmaya devam etti...

 

Kemal Mustafa Aydoğanlı, Stavrogonnolu bir polisti – görev yeri Dikelya üsleriydi... Önceleri Piskobu’da, sonra Dikelya’da çalışmaya başlayan Kemal Mustafa ve ailesi, Tuzla’ya taşınmışlardı... Dört çocukları vardı... 13 Mayıs 1964 günü eşi Vicdan hanım radyoda haberleri dinlerken, üslerde çalışan bazı Kıbrıslıtürk polislerin bazı Kıbrıslırumlar tarafından tutuklandığını duyunca köydeki bir taksiye atlayarak Polemidya’daki üsler bölgesine gitti ve onlardan Dikelya üssüne telefon etmelerini istedi. Oradaki görevliler kocasının tutuklandığını ve serbest bırakılması için girişimler yapıldığını söylediler kadına. Köye dönüp beklemeye başladı ama kocası hiçbir zaman geri dönmedi...

 

Otobüsteki son yolcu Hasan Hüseyin Fehmi’ydi... Zehra hanımla evliydi... Tuzla’da yaşıyorlardı, iki çocukları vardı. Hasan Hüseyin Fehmi, Dikelya’da “auxiliary” yani yardımcı polis olarak çalışıyordu...

O da otobüs yolcuları arasındaydı...

 

Sevgül Uludağ

 

Mayıs 2006-Yenidüzen

 



 

Copyright © 2000 - 2006 YeniDÜZEN Gazetesi

 

 

Yorum Yaz
  • Lütfen küfür tarzı kelimeler kullanmayalım
İsim:
E-mail
Websiteniz
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Kod:* Code
Bundan sonraki yorumları mail ile almak istemiyorum


İzleme: 2009

Bu Yazıya İlk Yorum Yazan Ol
RSS yorumları

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4

 
< Önceki   Sonraki >


Serdar Saydam © 2010 - Tüm hakları saklıdır. Hosting & Domain & Website